More servicesWindows Live
HomeHotmailSpacesOneCare
 
MSN
Sign in
 
 
Spaces home  ©☞那就不會有陰影 LAST SAMURAY ...PhotosProfileFriendsMore Tools Explore the Spaces community

©☞那就不會有陰影 LAST SAMURAY (HOKSILATO) 永遠不會有機會☜©

بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِي Єฑє§Kol Bá§@H o┼]\/[Áiļ. © o]\/[
April 29

SAMURAY OGRETISI..

adopt your own virtual pet!

 

  Samuraya Nasihat

Bir samuray, Zen üstadı Hakuin 'in karşısına dikilip şu soruyu sordu:
"Gerçekten de cennet ve cehennem var mıdır?"
Üstad: "Kimsiniz?"
"Bir samurayım."
"Sen mi?" diye dudak büktü Hakuin, "kendine baksana bir, hangi efendi senden doğru dürüst hizmet umabilir ? Daha ziyade dilenciyi andırıyorsun!"
Sinirden kıpkırmızı kesilen samuray kılıcını çekti. Hakuin surmak bilmiyordu:
"Vay! Kılıcı da varmış! Ama o kadar beceriksize benziyorsun ki nasıl olsa kafamı kesemezsin!"
Kanı beynine sıçrayan samuray kılıcını kaldırdı. Ustaya vurmaya hazırdı. O anda Hakuin sakince, "işte, cehennemin kapıları böyle açılır" dedi.
Üstadın serinkanlı tavrına şaşıran samuray kılıcını kınına soktu ve saygıyla eğildi.
Üstad sözünü şöyle bitirdi: "cennetin kapıları da böyle açılır".

Gerçek Hayat dergisinin arka kapağında görmüştüm.
Görünmez Hedef - Uzakdoğu 'dan 50 Savaş Hikayesi adlı kitaptan alıntıymış
 


'Bushido'nun temel ilkeleri:

Gi (Dürüstlük ve Adalet): Tüm insanlarla ilişkilerinde son derece dürüst ol. Adalete inan; sadece başka insanlardan gelene değil, kendinden gelene de. Gerçek bir samuray için, dürüstlük ve adalet konularında grinin tonları yoktur. Tek bir doğru ve tek bir yanlış vardır.

Rei (Kibarlık-Nezaket): Samurayların acımasız olmak için nedenleri yoktur. Güçlerini kanıtlamaya ihtiyaçları yoktur. Bir samuray düşmanına karşı bile saygılıdır. Saygının bu dışavurumu olmadığında, hayvanlardan farkımız yoktur. Bir samuray sadece dövüşteki gücü yüzünden saygı görmez, diğer erkeklere davranış biçimiyle de saygı görür. Samurayın gerçek içsel gücü zor zamanlarda belli olur.

Yu (Kahramansı Cesaret): Harekete geçmekten korkan insan kitlelerinin üzerine çık. Bir kaplumbağa gibi kabuğuna saklanmak hiç yaşamamak gibidir. Samurayda bir kahramanın cesareti olmalıdır. Samuraylık kesinlikle risklidir. Tehlikelidir. Hayatı tam olarak, dolu dolu ve harika bir biçimde yaşamaktır. Kahramansı cesaret, gözü karalık değildir. Zeka ve güçtür. Korkunun yerini saygı ve temkinle doldur.

Meiyo (Şeref): Samurayın onurunun tek yargıcı vardır, o da kendisidir. Verdiğin kararlar ve bu kararların nasıl uygulandığı gerçekte kim olduğunun bir yansımasıdır. Kendinden saklanamazsın.

Jin (Merhamet): Yoğun bir eğitim sonucunda samuray hızlı ve güçlü olur. Diğer insanlar gibi değildir. Herkesin yararına kullanılması gereken bir güç geliştirir. Şefkatlidir. Diğer insanlara her fırsatta yardım eder. Eğer fırsat çıkmazsa, fırsatı bulmak için yollara düşer.

Makoto (Katıksız İçtenlik): Samuray bir şeyi yapacağını söylemişse, o şey yapılmış demektir. Yapacağını söylediği şeyi tamamlamasına hiçbir şey engel olamaz. 'Vaat'te bulunması gerekmez. 'Söz vermesi' gerekmez. Sözlü olarak söylemesi bile o şeyin yapılmasının başlangıcını oluşturur. Söylemek ile yapmak aynı şeydir.

Chu (Görev ve Sadakat): Samuray için, bir 'şey'i yapmak ya da bir 'şey'i söylemek, o 'şey'e sahip olması demektir. Bundan ve bunun ardından gelecek tüm sonuçlardan sorumludur. Bir samuray kendi koruması atındakilere müthiş sadıktır. Sorumlusu olduğu kişilere karşı, son derece hakikatlidir.


Anne babam yok; gökyüzü ve dünya anne babamdir.

Evim yok; Tan Tien evimdir.

Ilahi gücüm yok; dürüstlügüm ilahi gücümdür.

Huysuzlugum yok; uysalligim huysuzlugumdur.

Büyü gücüm yok; kisiligim büyü gücümdür.

Ne ölümüm ne de yasamim yok; Um ölüm ve yasamimdir.

Bedenim yok; sabirlilik bedenimdir.

Gözlerim yok; simsegin çakmasi gözlerimdir.

Kulaklarim yok; duyarliligim kulaklarimdir.

Bacaklarim yok; çabuklugum bacaklarimdir.

Kanunum yok; kendimi savunmam kanunumdur.

Stratejim yok; dogru öldürmem ve yasamimi dogru vermem stratejimdir.

Planim yok; firsati degerlendirmem planimdir.

Mucizem yok; dürüst kurallarim mucizemdir.

Prensiplerim yok; bütün kosullara adapte olmak prensibimdir.

Taktiklerim yok; bosluk ve doymuslugum taktigimdir.

Dogal yetenegim yok; zekami hazir tutmak dogal yetenegimdir.

Arkadaslarim yok; aklim arkadasimdir.

Düsmanim yok; dikkatsizligim düsmanimdir.

Zirhim yok; yardimseverligim zirhimdir.

Kalem yok; degismezligim kalemdir.

Kilicim yok; zekam kilicimdir.




                 


 


 

 

 
 

 

April 23

FUTBOLLLLL!!

 

 

 

1994-95.jpg

nostalji37.jpg

trabzon_kadro.jpg

nostalji38.jpg

nostalji31.jpg

nostalji35.jpg

trbsatad.jpg

11.jpg

 


 

 

FUTBOLUN SEMPATIK YILDIZI,O BIR CANBAZ ONUN ADI RONALDINHO!!

 

 

 

 

 

 

April 17

SIZE OZEL!!

 

TANISTIRAYIM TOMBAK:)
SIZDE KENDI HAYVANIM OLSUN ISTIYOSANIZ KENDI SPACE SINIZDE
Öncelikle bu siteye giriyoruz
http://bunnyherolabs.com/adopt/
Ardından beslemek istediğimiz hayvanı seçiyoruz.Loading yazan bölüm dolduğu zaman sayfa açılıyor.Burada ise hayvanımızın rengini ve ismini ayarlıyoruz.
Bunu da yaptıktan sonra finishe basıyoruz.Karşımıza kodların bulunduğu bir sayfa çıkıyor.Bu kodlardan ''if you are using myspace, friendster or ********: copy and paste this code''yazan yani 2.olan kodu kopyalayıp spacemizde HTML sekmesini kullanarak yapıştırıyoruz.
Yapımı çok kolay,ayrıca hayvanınınız yanınızda..
 
 

 

 

 


İŞTE SİGARA NIN SONRAKI EVRESI:))SİZ BİLİRSİNİZ İSTERSENİZ DEVAM EDİN!!

 


 

 


ILGINC VE DEGISIK GITAR TASARIMLARI..MERAKLILARINA DUYRULUR!!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 


 

 

ÜNLÜLERİ HİÇ BÖYLE GÖRMEDİNİZ:))İŞTE FİLM YILDIZLARININ KARİKATÜZE HALLERİ:))

 

 

Alanis Morrisette&Antonio Banderas

 
 

 Bruce Willis&A Bundy Csalad

  

George clooney&Sean Conerry

Coolio&Bill Cosby

 

Courtney Love&Dana Carvey

 

 Dolly Parton&Ed Machamon

 

Albert Einstein&Elvis Presley

 

 Fabio&Bill Gates

 

 Jack Nichelson&Erich Honecker

 

Michael Jackson&Jim Carrey

 

Van Kilmer&John Goodman

 

Helmut Kohl&Madonna

 

Marilyn Monroe&Martin Laurence

 

Mel Gibson&Nicholas Cage

 

Prince&Robin Willams

 

Sammy Davis&Tom Selleck

 

Sharon Stone&Sylvester Stallone

 

Slash&Steffi Graf

 

Tom Hanks&Tom Cruise

 

Uma Thurman&X Aktak

 

Whoopi Goldberg&Weslwy Snipes

 

Will Smith&Woody Allen

 

April 16

ORTAYA KARISIK:))

 

 

NBA'İN DOĞRU ADRESİ

WWW.NBA.COM

 

 

 

AIR JORDAN O BİR EFSANE!!

 

 

 

 

March 19

GONUL BAHCESI..

 

LAMBAYI YAKMA

Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.
 
Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.


EINSTEIN ABIDEN BIR BULMACA BAKALIM NE KADAR DAHIYIZ:))VAR MI BULAN::))

EINSTEIN'IN BULMACASI

Acaba Dünyada Zeki olan %2  İnsandan birimisin. Bu soruda hiçbir şekilde şaşırtmaca yoktur, Tamamen mantığa  dayalıdır. Mantıklı bir şekilde çözüme ulaşılabılır . Bol Şanslar!!!
1-) 5  Tane ev var hepsi ayrı renk.
2-)Her evde oturanın, ayrı bir uyruğu  var.
3-)Hepside ayrı bir içecek içiyor, ayrı bir hayvan besliyor ve ayrı bir  marka sigara içiyor.
4-)Bu 5 insanın hiçbiri öbürünün yaptığını yapmıyor.  Yani sigarası ayrı, içeceği ayrı, beslediği hayvan ayrı ve evi  ayrı.

SORU: BALIK kime ait?
Açıklamalar:

1-) İngiliz kırmızı  evde oturuyor.
2-) İsveçlinin köpeği var.
3-) Danimarkalı çay  içiyor.
4-) Yşsil ev tam beyaz evin solunda duruyor.
5-) Yeşil evin sahibi  kahve içmeyi seviyor.
6-) Palmall sigaraı içenin bir kuşu var.
7-)  Ortadaki evde oturan süt içmeyi seviyor.
8-) Sarı evde oturan Dunhill  sigarası içiyor.
9-) Norveçli birinci evde oturuyor.
10-) Marlboro içen  Kedisi olanın yanındaki evde oturuyor.
11-) Atı olan insan, Dunhill sigarası  içenin yanındaki evde oturuyor.
12-) Winfield sigarası içen, Birayı  seviyor.
13-) Mavi evin yanında Norveçli oturuyor.
14-) Alman Rothmanns  Sigarası içiyor.
15-) Marlboro içenin komşusu sadece su içiyor.
Einstein  iddia etmiştir ki; ''Dünya insanlarının 98 % i bunu Çözemez''


IMTIHAN DUNYASI

Dünya imtihanının sonunda
kazanılacak veya kaybedilecek
şeyler o kadar büyüktür ki;
böyle ciddi bir akıbetle karşı
karşıya bulunan akıllı
kimselerin lâubâlîce
yaşamaları düşünülemez.

Allahım! Beni bana unuttur
ve kendimden bahsetmeyi
ruhuma kerîh göster!.

Değil mi ki Allah’a inanıyoruz,
günahkar da olsak bahtiyarız!.


BU BOLUMDE FAIDELI SEYLER VAR HABERINIZ OLSUN!!

 

MICROSOFT VISTA ILE ILGILI SON GELISMELER ACIKLANDI.. 
 

Geçtiğimiz aylarda Microsoft tarafından geliştirilen ve Windows XP'nin yerini almasa beklenen gelecek nesil işletim sistemi Windows Vista'nın beta sürümü yayınlandı. Temmuz 2005'de MSDN ve TchNet üyelerine ve az sayıda beta tester'a sunulan 1. betadaysa konularımızda yer almayan biçook yeni özellik arayüz değişikliği olduğunu gördük. Microsoft Vista'nın geliştirilme planı çerçevesinde Kasım 2005'de 2. betayı, Nisan 2006'da kullanılabilir örneğe çok benzeyen RC1 sürümünü ve nihayet Ekim 2006'da ticari sürümü çıkaracağını duyurdu.

Beta 1 incelendiğinde arayüzde geleceğe yönelik köklü değişiklikler yapıldığını göreceksiniz.

Kurulum
Windows Vista Beta 1'in WP'den daha sadee ve daha kolay. Vista'yı iki şekilde kurmak mümkün, Windows WP'den başlayarak yeni bir disk bölümüne (partition) temiz bir kurulum olarak (terfi olarak değil) veya boot edilebilir DVD'yi kullanarak mevcut işletim sistemini silerek. Burada şuna dikkat çekmek gerekir. Kurulum DVD halinde geliyor. Microsoft'un deneme amaçlı dağıttığı Vista kopyalarının x86 ve x64 versiyonları sadece DVD medyası olarak sunuluyor. Bu geçici bir uygulamaolabilir; çonkü bazı BitTorrent sitelerinde Vista'nın CD'den kurulum gerçekleştiren hafifletilmiş versiyonlarını bulmak da mümkün.

Genel olarak bakıldığında XP den daha kolay kurulum ve arayüze sahip olan Windows Vista'nın da bası eksileri var. Örneğin Windows Media Player eksikliği. Vista ile birlikte gelecek oynatıcının versiyon numarası büyük olasılıkla 11 olacak. Vista'nın 1. betasına bakıldığında. WMP 10 ile birlikte derlendiği görülüyor. WMP 10, ortalama bir kullanıcı için yeterli gibi görünse de fazla yer kaplaması, DivX'ler için altyazı desteği, sunmaması, kare oranını (16:9 / 4:3) değiştiriememesi, klavye kısayollarının kısıtlı olması, arayüzünün yeterince açıklayıcı olmaması gibi dezavantajlara sahip. Microsoft'un karşısında BSPlayer, VLC Media Player, JetAudio, Winap gibi başarılı örnekler varken Media Player'a çeki düzen vermemesini anlamak mümkün değil. Umarız WMP11'de bizi hayal kırıklığını uğratmaz.

Birkaç yıl boyunca internet Explorer'in geliştirilmesini ihmal eden Microsoft, Mozilla Firefox'un başarısı karşısında bir ders almış olacak ki Windows Vista ile sunduğu yeni web tarayıcısında dişe dokunur değişiklilerle karşımıza çıkıyor. Uzun süredir beklenen özellikler arasında daha yüksek göenlik seviyesi, web sayfalarını sekmelere yerleştirme ve Google arama motoronu kolay erişim bulunuyordu. Biz, tüm bu özelliklerin SP" ilebirlikte sunulmasını bekleniyordu fakat Mirosoft sadece dosyaların / ActiveX nesnelerinin indirilmesini ve yüklenmesini engelleyen güvenlik önlemleri, bir pop-up gönleyici ve tarayıcı eklentilerini yönetmemezi sağlayan basit bir arayüz sunmuştu.
Vista Beta 1 ile sunulan internet Explarer 7 incelendiğinde, bu tarayıcının beklentilerin ötesine geçmese de en azından beklentileri karşıladığı görülüyor. Yeni İnternet Explorer, Firefox kullanıcılarının çoğunu eski web tarayıcılarına dönmeye ikna edecektir. Beklenen özellirlerden ilki olan siteleri sekmelere yerleştirme özelliği internet Explorer'a başarılı bir şekilde adapte edilmiş. Uygulamanın adres çubuğunun altında sıralanan sekmelere tıklayarak siteler arasında hızlı geçiş yapılabiliyor. Yeni bir sekme oluşturabilmeniz için en sağ sekmeden sonraki boş sekmeye tıklamamız yeterli. Sekme açmak ve kapamak için CTRL + T veCTRL + W tuş kombinasyonları kullanıbabiliyor.

Kısacası Microsoft yeni Windows Vista ile birçok yeniliği kullanıcılarını sunuyor.

 

 

http://www.erenet.net


 

İstanbul'da olması beklenen depremle ilgili önemli ve yeni bilgiler" konulu rapor, Fransız, Türk ve Japon bilimadamlarının ortak çalışması sonucu hazırlanmış. Raporda bilgiler felaket!Rapora göre: Deprem 80 saniye ile 3 dakika arasında sürecekmiş. "En güvenli yer neresi?" sorusuna ise Japon bilimadamının yanıtı korkunç: 'İstanbul'dan olabildiğince uzak her hangi bir yer.." Prof. Dr. Osman Görgülü, Prof. Dr. Machu Koe, "İstanbul'da olması beklenen depremle ilgili önemli ve yeni bilgiler" konulu rapor Fransız, Türk ve Japon bilimadamlarının ortak çalışması sonucu hazırlanmış. Aşağıda okuyacağınız dehşet veren bilgiler, Kandilli Rasathanesi, Marmara Deprem Araştırma Enstitüsü'nün 25 Nisan 2003 tarihinde teslim ettiği 'Marmara Denizi Fay Yapılanması, deprem olasılık ve senaryoları adındaki araştırmasına dayandırılmış.

Buna göre: 'Marmara Denizi'nde üç ana fay hattı üzerinde 117 adet İstanbul'a dikey atımlı fay tesbit edildi. Olası depremin büyüklüğünün minimum 7.2, maksimum 7.8 olacağı belirtilmiştir. Tüm ana ve yan fay hatlarının kırılma ihtimalinin yüzde 84, tahmini deprem tarihininse 2-9 yıl arası olacağı tahmin edilmiştir. Depreme alışık Japonlar'ı bile hayrete düşüren yaprak damarlarını anımsatan bu fay oluşumunun İstanbul Anadolu Yakası'na uzaklığı sadece 6 km.'

Bilgiler felaket...
Yine aynı raporun deprem senaryo kısmına göre, deprem 80 saniye ile 3 dakika arasında sürecekmiş. 17 Ağustos'ta hayatımızı karartan depremin sadece 45 saniye sürdüğünü düşünecek olduğunuzda... İşin vahametini anlayabiliyor musunuz?

- Peki depremden en fazla etkilenecek bölgeler?'İstanbul'un Enadolu Yakası'nın tüm kışı şeridi (Kartal, Maltepe, Bostanci, Erenköy...) Bostanci ile Çekmeköy baslangıcı arasındaki, eskiden göl olduğu kesinleşen bölüm, E-5 karayolunun kuzeyinde kalan kısmın 4-8 km.'lik bölümü.'

- Ya binalarımız?
'Sadece Anadolu Yakası'nda tamamen yıkılacak konut sayısı 481,000. Oturulamaz durumda olacak 917,000.

- Ya 'yeni' ve 'sağlam' yapılar?
'Deprem sahasının yakınlığı nedeniyle yeni ve sağlam binaların da yüzde 80 oranında etkileneceği belirtilmis. Bu nedenle konut yapımında çok sıkı ve özel kurallar getirilmesi istenmiştir. Depremden etkilenecek bir diğer yer ise Avrupa Yakası'nın Büyükçekmece, Avcılar Sahil kesimi.

- Peki güvenli yer yok mu?
'Herşeye rağmen İstanbul'da kalmak isteyenler için:
Anadolu Yakası'nın Karadeniz kıyısının batısı ve İçkuzey kismi (Çekmeköy, Kozyatagi) Avrupa Yakası nisbeten biraz daha iyi.. Özellikle Şişli, Maslak ve Sarıyer'in iç kesimleri, Sultan Çiftligi, Kemerburgaz ve Karadeniz kıyısının doğu kesimi etki açısından 4. derece olarak gösterilmiş.

Olunmaması gerekli yerlerin başındı Pendik iç ve kuzey, Adalar (bilhassa Büyükada doğu) Sahil yolu, Kartal... Batı yakasında ise: Nişantaşı, Yeşilköy, Florya, Bağcılar ve Avcılar yer almaktadır..

'En güvenli yer neresi?' sorusuna Japon bilimadamının yanıtı korkunç:

'İstanbul'dan olabildigince uzak her yer güvenli'

'Deprem anında enkaz nedeniyle ölü sayısı 685,000 ile 1.260,000 kışı olarak tahmin edilirken, deprem sonrası salgın hastalıklar, intihar ve iç karışıklık nedeniyle ölenlerin sayısının 300,000 binden fazla olacaği tahmin ediliyor.'

Eğer deprem anında ölmediyseniz bile, sonradan yaşamanız da pek mümkün görünmüyor. Zira, rapora göre, depremden hemen sonra İstanbul'un 'Karantinaya alınması' gerekiyor. İstanbul'un kalabalık ve yerleşimindeki düzensizlik nedeniyle enkaz ve yardım bekleyenlerin yüzde 65'ine ilk 2 ay ulaşılamayacaği, bu nedenle ölü sayısının ve kargaşanın artacağı ifade ediliyor.

'Sadece İstanbul değil, Türkiye ekonomisinin yüzde 75'lik kısmının tamamen yok olacağı, dünya ekonomisinin kriz tehlikesi ile karşılaşacağı da rapora eklenmiş.'

Bu bilgilerin altında Dr. Osman Görgülü'nün imzası var. Kendisi için ' İ.Ü. Yerbilimleri Ana Bilimdalı Öğretim Üyesi ve AKOM (Afet Koordinasyon Merkezi) eski Danışmanı' denilmiş...

Prof. Dr. Osman Görgülü, Prof. Dr. Machu


 


OKUMADAN GECMEYIN DERIM HERKES ICIN MUTLAKA BIRSEY VAR!!
 
 

AMAN DIKKAT!!DIKKATLICE OKUYUN VE NE KADAR PROFOSYONEL HIRSIZLAR KOL GEZIYOR ANLAYIN VE DIKKATLI OLUN!!

    >Artik hirsizlar, olayi  >profesyonellige cevirmis durumda, aman
dikkat!!!  >Yasanmis olaylardir...  >1- Kari-koca gece evlerine
donduklerinde koridorda bir  >> > >> > >> >> > > >> >  adamla
karsilasirlar.
    Bir anlik saskinliktan  >sonra yabanci adam  >>bayana donerek "Madem bu
geceyi kocanla  >> > >>gecirecektin,  >> > >> > >> >> > > >> > niye  beni
cagirdin?" diye hisimla sorar ve  >> > >>kizginligini  >belirten bazi
hareketlerle evden bir anda cikar.  >>Tabi  >kari-koca bu olaya bir anlam
veremez baslangicta  >>fakat  >erkek, karisina bu olaydan oturu bir hayli
kizar ve hatta  >onu bosayacagini soyler. Aradan bir kac gun  >>gectikten
>sonra Karakol'a cagirilan kari-koca,
yakalanan suclu  >>ile  >yuzlestirilir ve olayin aslinda bir hirsizlik
oldugu  >anlasilir.  >2- Yine kari-koca evlerine donduklerinde evin icinde
>>bir  >yabanci gorurler, bu kisi gayet sik bir takim elbise giymis  >ve
elinde telsiz olan birisidir.  >Karsilasma aninda yabanci, evsahiplerine
"Evinize  >>hirsiz  >girdigi yolunda komsulariniz tarafindan ihbar aldik,
>>ben  >sivil polisim, evi kontrol etmeye geldim"  >der ve devam eder,
"Beyefendi asagida sokagin  >>kosesinde  >ekip otomuz var, vakit
kaybetmeden
    siz ekip otosuna  >gidip  >sikayet dilekcesi doldurun." der ve erkek hizla
>>asagiya  >iner. Yabanci "Hanimefendi siz de ziynet esyasi  >> > >>veya
>paraniz varsa onlari kontrol edin"  >der, bayan hemen altinlarinin
bulundugu yere gider >ve  >> > sevincle "neyse hala yerinde duruyorlar"
demesiyle;  >> > >> > >> yabanci  >>bayanin
kafasina agir bir seyle vurur. Yabanci da  >bayanin  >>cikardigi yerden
altin, para, v.s.leri alip hemen  >> > >> > >> kacar.Koca  >ekip otosunu
bulamayip evine geldiginde karisinin  >> > >> > >> >> > > >> >  baygin,
>altinlarin da calinmis oldugunu gorur..  >> > >> > >> >> >XXXXXXX COK
ONEMLI  >>XXXXXXXXXXXXXX  >> > >> > >>  >> > >> >> >Ozellikle bayan
arkadaslar dikkat  ....... >> > >> > >> >> >Insanlar taksiye  bindigi
zaman
    cantasini hemen yanina  >koyar  >> > >> > >> >> >ya...Bunu bilen uyanik
taksiciler soyle bir olay  >> > >> > >> gerceklestiriyorlar.  >> > >> > >>
>> >  >> > >> > >> >> >Bahsettigim  >> > >> > >>
>> >bayan yorgun argin bir  taksiye biniyor ve cantasini sag  >>yanina
   
> >> > >> >> >koyuyor.Bir nefesleniim  falan derken sofore gidecekleri  >>

>>istikameti  >> > >> > >> >> >soyluyor ve cantasindan  selpak almak uzere
sag yanina  >>donuyor  >>ki  >> > >> > >> >> >canta yok!! Once bir
araniyor
    bakiyor yere,saga-sola  >canta  >>yok!!  >> > >> > >> >> > >Taksiciye  >>

>> > >> >> >soyluyor "cantam ile  bindim fakat cantam simdi  >> > >>yok
cek
    kenara"  >> > >> > >> >> >diye.Taksici  >> > >> > >> >> >gayet piskin "ne
biliim  teyze ben senin  >>?antani.unutmussundur ,  >> > >>bir  >> > >> >
   
>> >yerde.inmek mi
istiyorsun" diyor.Ama teyzem  >uyanik."Hayir"  >>diyor  >> > >> > >> >>
>"devam et"."Herhalde  unuttum biryerde.Inecegim yerde ben  >  >>sana  >>

>>evden  >> > >> > >> >> >parani oderim".Yol  uzerinde bir karakolun
onunden
    >> > >> > >> gecerken,isiklarda  >> > >> > >> >>  >> >duruyorlar.(Teyzem o
istikametten goturuyor cunku  taksiyi!)Tam >> > >> > >> >> >karakolun
onunde aciyor teyzecim kapiyi memuru  >>cagiriyor.Taksiyi  >> > >> > >> >>
>kenara cektirip bir  cirpida anlatiyor olayi.Meger  >polisler  >>bu  >> >
>>olayi  >> > >> > >> >> >bilirmis.Polis memuru  taksiciye hemen "bagaji
ac"
    >>diyor.Bagaji  >> > >>bir  >> > >> > >> >>
>aciyorlar ki bagajda  >> > >>bir adam!!!!Binen musterinin sag ve  >> >
   
> >> soltarafina  >> > >> > >> >> >bagajdan dogru,cok  ozenle
yapilmis,farkedilmeyen  >delikler  >> > >>aciyorlar  >> > >> > >> >> >ve
hooop cekiyorlar  cantayi bagaja!! Canta cok buyukse  >> > >>cekemiyorsa
   
> >> > >> >> >icine  >>dalip cuzdani telefonu falan aliyorlar!  >> > >> >
   
>> >TAKSIDE BAGAJLARA  dikkat! >> > >> > >> >> >onemli not:  taksicilerin
adi olanlar? hala 5.000.000 Tl verildigi  >> > >> > >> >> >halde 100.000
Tl
    verilmis gibi davranip soygunculuk  >> > >> > >> yapabiliyorlar.  >> > >>

>> >> >Vermeden  >> > >> > >>
>> >once  >> > >> > >> >> >iyice kontrol edin.  >> > >> > >> >> >ve
mutlaka
    bu notu  cevrenizle paylasin.  >> > >> > >> >> >susmayin..  >> > >> > >>


SEHİTLERİMİZE SAHİP CIKALIM!!

EKTEKI KARDESIMIZIN HASSASİYETINE SIZDE ORTAK OLUN!!BU VATAN KOLAY KAZANILMADI!!

 

Bir Site Koordinatörünün Bir Gazeteciye Yazdiklari.....
Yusuf İnan   (Genel Koordinatör)

Sayın Ayşem Yeğinboy (Yeni Asır Gazetesi);
Yazılarınızı zaman zaman okuyorum. Bu gün Leyla Zana başlıklı yazınızı da okudum. Yazınızda Leyla Zana ve PKK militanı arkadaşlarını milletçe mağdur konuma sokmuş olduğumuzu yazıyorsunuz.

Siz hiç www.sehitlerolmez.com sitesini ziyaret ettiniz mi ?
Bayramlarda şehitliklere gittiniz mi ?
Şehit çocuklarının şehitlikteki hatıra defterine yazdıklarını okudunuz mu ? Şehit eşlerinin fuhuş bataklıklarına düşme tehlikesi içinde olduklarını,eşlerinin şehit olmasıyla idamlık bir aile gibi ortada kaldıklarına şahit oldunuz mu?
Ailenizde şehit var mı ? Var ise, onların duygularını sordunuz mu ?
Sizce şehit eşleri, Leyla Zana kadar kadın  değiller mi?
Alsancak Hocazade camisi veya başka camilerdeki şehit cenaze törenlerine iştirak ettiniz mi ? Kapıcı bir babanın, Hakim oğlunun cenaze töreninde yaşananları gördünüz mü ?

Şehitler Ölmez, Vatan bölünmez sözlerini söyleyenlere inat yazdığınız bu yazı nedeniyle sizi kınıyorum.
Bu ülkede şehit yakınlarımı mağdur, yoksa bebek katilleri mi?
Kendi vatandaşlarını işkencelerle öldüren PKK terör örgütü mü mağdur, ŞEHİT AİLELERİ mi mağdur? Kolsuz bacaksız, gaziler mi mağdur, Leyla Zana ve bölücü başımı mağdur?

10 yıldır hapisteler diye üzülüyorsunuz, peki 10 yıldır gencecik askerlerimizin kara toprağın altında olmaları sizi üzmüyor mu ?
Leyla Zana' nın hayat hikayesini bir güzel öğrenmişsiniz, hangi şehidimizin hayat hikayesini Leyla Zana kadar biliyorsunuz ve köşenizde yazdınız, yazdınız da ben mi görmedim?
Vahşi Kürt diye bu ülkede kime haksızlık yapıldı ?
Bu Şehitler 10 Yıldır Toprağın altında.
TSK 'da doğu kökenli ne kadar general var araştırdınız mı ?
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı " benim ninem de kürt "demedi mi ?
Şu an Sayın İçişleri Bakanı, Milli Eğitim Bakanı İzmir' li mi sizce ?
İzmir Valisi Sayın Yusuf Ziya Göksu 'nun memleketini de bilmiyorsanız, bu köşede yazı yazmayınız. Sizce Çanakkale de koyun koyuna yatan
"Kürt Mehmetler" ne için şehit oldular ?
Onlar, Leyla Zana ve arkadaşları kadar akıllı  değiller miydi?

Eğer vicdanınız size yol göstermiyor, aklınız sizi yanlış mecralara yönlendiriyorsa, bu ülkenin ekmeğini yiyerek, bebek katillerini mağdur ilan ederek ahkam kesemezsiniz! Leyla Zana ve arkadaşlarının yaptıkları tüm delilleriyle ortada iken, bağımsız yargı kararını 2. kez vermişken siz ne hakla suçluları "mağdur ediyoruz" diyebiliyorsunuz.

Lütfen bu yazınız nedeniyle Türk halkından ve şehit yakınlarından özür dileyiniz! Aksi halde sizin ve hala size kucak açan Yeni Asır gazetesinin tüm Türkiyede protesto edilmenizi sağlayacağız. Deniz Web Tasarıma ait 55 web sitesi ve www.sehitlerolmez.com sitesi özür dilememeniz halinde bu görevi seve seve yerine getirecektir. Sitelerin gücünü merak ediyorsanız günlük 50 milyon hit aldığını söyleyebilirim. Terör size ulaşmadan, hissedemediğiniz o acıyı, önceden hissetmeniz dileğiyle...


MUTHIS BIR ANLATIM VE COK ANLAMLI BIR HIKAYE!!OKUMADAN GECMEYIN DERIM.

 

 >>>>Bir gün bir profesör, masasının üzerinde birkaç kutu olduğu
>>>> >>halde felsefe dersindedir. Ders başladığında, hiçbir şey
>>>> >>söylemeden, önüne büyükçe bir mayonez kavanozunu alır ve
>>>>içerisini
>>>> >>tenis topları ile doldurur. Ve öğrencilere kavanozun dolup
>>>> >>dolmadığını sorar,Öğrenciler ittifakla kavanozun
>>>> >>dolduğunu ifade ederler,Bu sefer profesör önündeki kutulardan
>>>>bir
>>>> >>tanesinden aldığı çakıl taşlarını, çalkalayarak kavanoza
>>>>döker,
>>>> >>böylece çakıl taşları kayarak, tenis
toplarının aralarındaki
>>>> >>boşlukları doldurur.Ve öğrencilere tekrar kavanozun dolup
>>>> >>dolmadığını sorar,Onlar da "evet" doldu derler.Tekrar
>>>> >>profesör masanın üzerindeki diğer kutuyu eline alır ve
>>>>içindeki
>>>> >>kumu yavaşça kavanoza döker. Tabii ki kumlar da çakıl
>>>>taşlarının
>>>> >>aralarındaki boşlukları doldurur.Ve tekrar öğrencilere
>>>>kavanozun
>>>> >>dolup dolmadığını sorar,öğrenciler de koro halinde "evet"
>>>>derler.Bu
>>>> >>sefer profesör masanın altında hazır bekleyen 2 fincan kahveyi
>>>>alır
>>>> >>ve kavanoza boşaltır, kahve de kumların arasında kalan
>>>>boşlukları
>>>>
>>doldurur.
>>>> >>Öğrenciler gülerler!
>>>> >>Profesör öğrencilerin gülüşünü destekleyerek "eveet" diyerek;
>>>>ben
>>>> >>“Bu  kavanozun sizin hayatınızı simgelediğini ifade etmeye
>>>> >>çalıştım" der.Şöyle ki;bu tenis topları hayatınızdaki önemli
>>>> >>şeylerdir; dininiz,
>>>> >>ibadetleriniz, aileniz, çocuklarınız, sıhhatiniz,
>>>>arkadaşlarınız ve
>>>> >>sizin için önemli olan şeylerdir. Şayet diğer şeyleri
>>>>kaybetseniz
>>>> >>de, bu önemli şeyler kalır ve hayatınızı doldurur.O çakıl
>>>>taşları
>>>> >>ise daha az önemli olan diğer şeylerdir;
>>>> >>işiniz, eviniz, arabanız vs. Kum ise diğer
ufak tefek
>>>> >>şeylerdir."Şayet kavanoza önce kum  doldurursanız..." diye,
>>>> >>anlatmaya devam eder, "çakıl taşlarına ve özellikle de tenis
>>>> >>toplarına (yeterli) yer kalmaz.Aynı şey hayatımız için de
>>>> >>geçerlidir. Vaktinizi ve enerjinizi ufak tefek şeylere harcar,
>>>> >>israf ederseniz, önemli şeyler için vakit
>>>>kalmayacaktır.Dikkatinizi
>>>> >>mutluluğunuz için önem arz eden şeylere çevirin.
>>>> >>   Çocuklarınızla oynayın.
>>>> >>Sıhhatinize dikkat edin. Eşinizle yemeğe çıkın. Evinizin
>>>> >>ihtiyaçlarını karşılayın.
>>>> >>Öncelikle tenis toplarını kavanoza yerleştirin.
>>>> >>Öncelikleri, sıralamayı
iyi bilin.
>>>> >>Gerisi hep kumdur.
>>>> >>Bu ara bir öğrenci parmağını kaldırır ve sorar; "Pekiyi, o iki
>>>> >>fincan kahve nedir?"
>>>> >>Profesör gülerek: "Bu soruyu sorduğuna sevindim. Hayatınız ne
>>>>kadar
>>>> >>dolu  olursa olsun, her zaman dostlarınız ve sevdiklerinizle
>>>>bir
>>>> >>fincan kahve  içecek kadar vakit ayırın!"


 
>Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi
>yapan sosyolog, dünyanin
>
>çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
>
>"Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz??? " SONUCLAR HAYLI KOMIK:))HELEDE TURK ISE:))SAKADIR DIYE UMUYORUZ:))
>
>Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
>
>Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
>
>Rus : Evi terk ederim.
>
>Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini
>
>isterim.
>
>Italyan : Kadini vururum.
>
>Ispanyol: Kocami vururum.
>
>Yunanli : Her ikisini de vururum.
>
>Türk : Benim kocam yapmaz

 


 

İTİBAR VE KARAKTER DENGESİ

Itibarı, içinde yaşadığın ortam belirler ;karakteri, inandığın doğrular...

Itibar, sandığın şeydir;karakter olduğun şey...

Itibar fotoğraftır;karakter ise yüz..

Itibar dışardan gelir; karakter içerden..

Itibar, yeni bir topluluğa girdiğinde sahip olduğundur;karakter giderken
elinde olan..

Itibarin bir anda olur;karakterin , ömür boyunca..

Itibarin bir saatte öğrenilir; karakterin bir yılda açığa çıkmaz..

Itibar mantar gibi büyür; karakter sonsuza kadar sürer

Itibar zengin veya fakir yapar; karakterse mutlu ya da mutsuz..

Itibar insanların mezar taşına kazıdıklarıdır;karakter meleklerin ALLAH
huzurunda senin için söyledikleri.

 


İşte hayatınızı kurtaracak 16 ipucu


SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN GÜZEL BİLGİLER


Londra'daki King College Hastanesi  Yaşlanma Bilimi Enstitüsü tarafından
yapılan bir araştırma,  vücudumuzun bize hayatımızı kurtaracak tam 15 ipucu
verdiğini ortaya  koydu.
Sağlıklı yaşam konusunda birçok araştırmaya  imzasını atan; Londra'daki
King College Hastanesi Gerontoloji (yaşlanma  bilimi) Enstitüsü'nde
araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Robert Wale, "Sadece parmaklarınızın
uzunluğu bile sizin sağlığınız  hakkında kayda değer bilgi sahibi olmamızı
sağlıyor aslında. Siz de  vücudunuzla ilgili önemli detaylara; dikkat
ederek sağlığınızı koruyabilirsiniz " diyor ve ekliyor: "Vücudunuz; siz
fark  etmeden sağlığınızla ilgili en önemli ipuçlarını veriyor.
"Prof. Wale'ye göre, tırnaktan gözlere, doğum  kilosundan avuç içine kadar
vücuttaki her şey birer gösterge. O halde  bir test yaparak ne kadar
sağlıklı olduğumuzu anlamak mümkün. Wale'nin "İşte hayatınızı kurtaracak 16
ipucu" dediği test şöyle:

1.Tırnaklar  :
Tırnaklarınıza dikkatle bakın. Eğer hafif mavilik  yada; morluk görürseniz
bu bir kalp hastalığıyla karşı karşıya olduğunuz  anlamına gelebilir.
Tırnaklarınızın aşırı kalın olması ya da üstlerinde  tümsekler olması da
nefes alma hatta akciğer sorunlarıyla karşı karşıya  olduğunuzu
gösterebilir.

2. Nefeslerinizi sayın   :
Eğer dakikada 15 kez ve daha altında nefes alıp  veriyorsanız sağlıklı
ciğerlere sahipsiniz demek... Eğer 25 kez nefes  alıp veriyorsanız o zaman
sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

3.  Gözler  :
Aynada gözlerinizden birine bakın. İris'in  etrafında beyaz bir daire varsa
kolesterol seviyeniz yüksek anlamına geliyor. Bu aynı şekilde yaklaşan kalp
sorunlarının da en büyük habercisi.

4. Avuç içinize bakın :
Avuç içlerinize dikkatle bakın. Eğer kırmızı  ve lekelilerse
karaciğerinizde sorun var demek.

5. Hafıza  kontrolü  :
Bir tepsinin üstüne rasgele 10 eşya  koyun. Tepsiye sadece 10 saniye bakın.
Kaç tanesini  hatırlayabildiniz? İyi bir hafızanızın olması Alzheimer'le
karşılaşma  riskinizin daha az olacağı anlamına geliyor.

6. Kas  kontrolü  :
Sırt üstü yatın. Bacaklarınız dümdüz  olsun. Bir bacağınızı havaya
kaldırın. Bir kişinin ayağınıza  bastırmasını isteyin. Eğer bacağınız yere
düşüyorsa,kaslarınız da bir  zayıflık olduğu anlamına geliyor.

7. Görünüş  :
Gözünüzün hemen altında elmacık kemiğiniz üzerine  bir cetvel yerleştirin.
Sonra cetvelin üstüne bir kredi kartı yerleştirin  kartı en rahat
okuduğunuz uzaklığı ölçün.
Ne kadar yakına gelirse  gelsin kartı rahat okuyabiliyorsanız göz
sağlığınızın iyi olduğu anlamına  geliyor.

8. Tiroit misiniz?  :
Kollarınızı yere paralel olarak tam karşınızda  birşeye uzanıyormuş gibi
uzatın. Ellerinize dikkat  edin. Eğer elleriniz bu pozisyonda titriyorsa o
zaman tiroit olma  riskiniz çok.

9. Düz yürümek  :
Yere bir metre uzunluğunda bir çizgi çizin.  Üzerinde rahat rahat
yürüyebiliyorsanız, vücudunuzun koordinasyonu  iyi işliyor demektir.

10. Doğum kilonuz  :
Annenize kaç kilo doğduğunuzu sorun. 3 kilonun  altında doğmuşsanız kalp
sorunlarıyla karşı karşıya  kalabilirsiniz.

11. Beliniz kalın mı?   :
Vücut şekliniz elmaya benziyorsa, yani yağlarınız  belinizin çevresinde
toplanıyorsa, kalp sorunu yaşama riskiniz daha  fazla.

12. Tuvalet sıklığı  :
Her 3 saatte bir tuvalete birden çok gitme  ihtiyacı mı hissediyorsunuz?
Diyabetin en erken alarmlarından biri sık sık  tuvalete gitmektir.

13. Nabız kontrolü  :
Nabzınız ne kadar yavaş atıyorsa o kadar uzun  yaşayacaksınız demektir.
Yani nabzınız 70'in altındaysa sağlıklısınız  anlamına geliyor.

14.Dişlerinizi fırçalayın  :
Eğer dişleriniz kanıyorsa, kalbiniz tehlikede  demektir.

15. Parmak uzunluğu  :
İşaret ve yüzük parmakları aynı uzunlukta olan  kişilerin kalp krizi
geçirme riski daha fazla.


16. Ayak  bilekleri  :
Baş parmağınızla ayak bileğinizin arka kısmına  bastırın. Eğer
bastırdığınız noktada çok fazla çukurluk oluşuyorsa, o zaman kalp, akciğer,
böbrek sorunlarıyla karşı  karşıya kalabilirsiniz.


Dr. Ahmet   Cetinbudaklar

 


 

 

 

 

ALEMLERIN SULTANIN MIRAC'A CIKIS OYLUSU..

 

Mirac Kandili

Recep ayının 27. gecesine denir. Bu gecede Hz. Muhammed Mekke´deki Mescidi Haram´dan, Kudüs´teki Mescidi-i Aksa´ya götürülmüştür. Oradan da gökleri aşarak, Cenab-ı Allah´ın katına ulaşmıstır. Bu olaya Mirac denir. Beş vakit namaz, bu gecede farz olmuştur.

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Mekke halkı, Peygamber efendimize, iman etmiyor, Müslümanlara, sıkıntı verip, işkence ediyorlardı. Resulullah efendimiz bu hale çok üzülüyordu. Hicretten bir yıl önce, elliki yaşında iken, Zeyd bin Harise hazretleri ile Taif’e gitti. Bir ay kadar Taif halkına nasihat ettiği halde, kimse imana gelmediği gibi eziyet ve işkence ettiler. Üzgün bir şekilde oradan ayrıldı. Doğruca amcasının kızı Ümm-i Hani’nin evine gitti. Ümm-i Hani, Peygamber efendimizin düşmanlarının çokluğunu düşünerek, evin önünde nöbet tutmaya başladı.
Peygamber efendimiz, o gün çok incinmişti. Buna rağmen, abdest alıp, Rabbine yalvarmağa, af dilemeğe, kulların imana gelmesi, saadete kavuşmaları için dua etmeye başladı. Çok yorgun, aç ve üzüntülü olduğu için hasır üzerine uzanıp uyuya kaldı.
O anda Allahü teâlâ, Cebrail aleyhisselama buyurdu ki:
“Sevgili Peygamberimi çok üzdüm. Mübarek bedenini, nazik kalbini çok incittim. Bu halde, yine bana yalvarıyor. Benden başka, hiçbirşey düşünmüyor. Git! Habibimi getir! Cennetimi, Cehennemimi göster. O’na ve O’nu sevenlere hazırladığım ni’metleri görsün. O’na inanmıyanlara, hazırladığım azabları görsün. O’nu ben teselli edeceğim.”
Cebrail aleyhisselam, gelip uyur halde görünce, uyandırmaya kıyamayıp, ayağının altını öptü. Peygamber efendimiz hemen uyanıp, Cebrail aleyhisselamı karşısında görünce, “Ey Cebrail kardeşim! Böyle vakitsiz niçin geldin. Yoksa bir hata mı ettim. Rabbimi gücendirdim mi? Bana acı haber mi getirdin? diye sordu. Hz. Cebrail:
“Ey bütün yaratılmışların en üstünü, yaratanın sevgilisi, Peygamberlerin efendisi, iyilikler ve üstünlükler kaynağı olan şerefli Peygamber! Rabbin sana selam ediyor. Hiçbir Peygambere, hiç bir mahlukuna vermediği nimeti sana ihsan ediyor. Seni kendine davet ediyor. Lütfen kalk, buyur gidelim.” dedi.
Bunun üzerine beraberce Kâbe yanına geldiler. Sonra Cennetten gelen Burak adındaki beyaz hayvana binip, bir anda Kudüs’te, Mescid-i Aksa’ya vardılar. Geçmiş Peygamberlerden bazıların ruhları insan şeklinde orada idi. Cemaatle namazdan sonra mescitten çıkıp bilinmeyen bir Mirac ile, bir anda, yedi kat gökleri geçtiler. Cebrail aleyhisselam, Sidre’de kaldı.
Peygamber efendimiz, Cenneti, Cehennemi, sayısız şeyleri görüp, Refref adındaki bir Cennet yaygısı üstünde olarak Kürsi, Arş ve Ruh alemlerini geçip, bilinmeyen, anlaşılamıyan, anlatılamıyan şekilde, Allahü teâlânın dilediği yüksekliklere ulaştı.
Mekansız, zamansız, cihetsiz, sıfatsız olarak Allahü teâlâyı gördü. Hiçbir mahlukun bilemiyeceği, anlıyamıyacağı nimetlere kavuşup, bir anda, Kudüs’e ve oradan Mekke-i mükerreme’ye Ümm-i Hani’nin evine geldi. Yattığı yer henüz soğumamış, leğendeki abdest suyunun hareketi durmamıştı.
Peygamber efendimiz sabahleyin Kâbe yanında Miracını anlatınca, işiten müşrikler, inkâr edip, alay etmeğe başladılar. Müslüman olmağa niyetli olanlar vazgeçtiler.
Müşrikler, hazret-i Ebu Bekr’e gidip durumu anlattılar. Hazret-i Ebu Bekr, “Eğer O söyledi ise, inandım. Bir anda gidip gelmiştir.” diyerek hemen Peygamber efendimizin yanına geldi. Yüksek sesle, “Ya Resulallah! Mi’racınız mübarek olsun! Allahü teâlâya sonsuz şükürler ederim ki, bizleri, senin gibi büyük Peygambere, hizmetçi yapmakla şereflendirdi. Parlıyan yüzünü görmekle, kalblerini alan, ruhları çeken tatlı sözlerini işitmekle ni’metlendirdi. Ya Resulallah! Senin her sözün doğrudur. İnandım. Canım sana feda olsun!” dedi.
Resulullah efendimiz çok sevindi; bu samimi bağlılığından dolayı Ebu Bekr’e “Sıddîk” dedi. Bu adı almakla, bir kat daha yükseldi. Peygamberlerden sonra insanların en üstünü oldu.

 

 

 

Miraç, Efendimiz'in (sav) mübarek cismaniyeti ile yaptığı ve netice itibariyle mucize olan kutlu bir seyahattır. Bu kutlu seyahat, O'nun için de bizim için de her zaman bir iftihar vesilesidir.